Anasayfa » Spor » Önder Özen: Everton olmadan Liverpool yaşayamaz

Önder Özen: Everton olmadan Liverpool yaşayamaz

Ünlü spor yorumcusu ve yazarı Önder Özen, Fitbol Dergisi’ndeki yazısında Avrupa Süper Ligi’ni değerlendirdi. Özen “Bu proje, ağaçları kesip, apartman dikmeye benziyor.” ifadelerini kullandı.

Son dönemlerde futbol dünyasının konuştuğu meslelerden biri de Avrupa Süper Ligi projesi.

Avrupa’nın önde gelen takımlarının ayrı bir ligde kozlarını paylaşacağı bu proje, futbolseverlerin kafasında büyük bir soru işareti bıraktı.

Fitbol Dergisi, bu ayki sayısında Avrupa Süper Ligi projesine değindi. Ünlü spor yorumcusu ve yazarı Önder Özen, dergideki yazısında projenin çok sağlıklı olmayacağına ve yerel rekabeti öldürebileceğine değindi.

FUTBOL GÜCÜNÜ YERELLİKTEN ALIR

Önder Özen’nin konuyla ilgili yazısı şu şekilde:

“Kurulması planlanan Avrupa Süper Ligi’nin yerel liglere büyük zarar vereceği düşünülüyor. Bu argümanı savunanların tam olarak neden böyle düşündüklerini bilmiyorum ki haklı oldukları yerler de mutlaka vardır. Elbette belirli bir süre yerel ligler, bu durumdan çok etkileneceklerdir. Siz, İngiltere Ligi’nden Arsenal, Chelsea, United, City, Liverpool’u çıkarırsanız lig elbette kan kaybeder. Ama bu boşluğu bir şekilde doldurur. Şimdiye kadar bu dev rekabetlerin gölgesinde kalmış başka yerel rekabetler vitrine çıkar. Hiçbiri olmasa İskoçya’dan Rangers – Celtic rekabeti gelir, bu boşluğu doldurur. Avrupa Süper Ligi projesinden esas zararı, bu projeye dahil olan takımlar görecektir. Everton olmadan Liverpool yaşayamaz. Schalke olmadan Dortmund yaşayamaz. Futbolu bugüne getiren yerel rekabettir.

Avrupa Süper Ligi projesi, bir yerdeki zeytin ağaçlarını kesip, oraya apartman dikmeye benziyor. Apartman dikmeye benzer bu. Yapıldığı ilk anda bölgeye bir hareketlilik gelir, ekonomik kalkınma olur. Ama zeytin ağaçları gider. Yerel rekabetler, zeytin ağacı gibidir. Hemen meyve vermemiştir. Boca ile River rekabeti bir zeytin ağacıdır. Onu kesip apartman yaparsanız temelde kaybedersiniz. Boca, River ile oynamak ister. Barcelona, City, Bayern ile oynamak kısa vadede hoşuna gidebilir. Ancak uzun vadede her Boca taraftarı River’ı, her River taraftarı Boca’yı isteyecektir.

Sürekli üst düzey maçlar izlemek insanları da sıkacaktır. Sadece güçlü, zengin oldukları için takımları karşı karşıya getirmek anlamlı değil. Sadece güçle, yıldız oyuncularla, havayla rekabet yerli yerine oturmaz. Semt rekabeti diye bir durum vardır. Yaratmak istediğiniz suni rekabet, bundan zarar görür. Devam edemez, yaşayamaz.

Kasım ayında bir Adana Demirspor – Adanaspor derbisi oynandı. Bu derbiyi ülkenin en iyi spikerlerinden birisi Ercan Taner anlattı. Bütün futbolseverler o derbiye kilitlendi. Futbol, gücünü bu yerellikten alır. Onu ortadan kaldıramazsınız.

Manchester United takımının her zaman Manchester şehrine ihtiyacı vardır. Avrupa Süper Ligi’ne girecek tüm kulüpler kısa vadede olmasa da uzun vadede mutlaka zarar görürler. Ben kendi kulübümü o ligde istemem. Brezilya Ligi’nde Palmeiras, şampiyonluğunu ilan etti. Bugün gidip, sorun bütün Corinthians taraftarları üzgündür. Aynı Corinthians taraftarlarına “Real Madrid’i yenmek mi daha keyif verir yoksa Palmeiras’ı mı?” diye sorarsanız, size “Palmeiras” diyeceklerdir. Elbette Real Madrid’i de yenmek oldukça keyiflidir ama maçın ertesi günü mahalledeki berberine takılamadıktan, arkadaşını kızdıramadıktan sonra o galibiyetin ne anlamı olur ki? Futbolda esas ürün, yerel rekabettir. Global rekabet, yan üründür.”